İlginç Bilgiler

Berlin'de Türk Mahallesi Olarak Bilinen Bölge : Kreuzberg ve Tarihi


Ağustos 29, 2022 / 105 Görüntüleme / 0 Yorum

 Kreuzberg adını, Viktoriapark'taki Latin haçı (Kreuz) ile taçlandırılan tepeden (Berg) almakta. Dünyanın en dinamik, Berlin’in çok kültürlü olan Kreuzberg bölgesinin tarihi, soğuk savaş sırasında Avrupa’da meydana gelen değişimlere çok yakından tanık olmuştur. Sanayi devrimi döneminde kiraların çok ucuz olması işçi sınıfını buraya itmiştir.

1961 yılında Almanya ve Türkiye arasında imzalanan iş gücü anlaşmasından sonra Almanya, Türkiye’den göç almıştır. Kreuzberg nüfusunun 1/3’ünün Türk olmasından dolayı “Türk Mahallesi”, “Küçük İstanbul” şeklinde de anılmaktadır. Soğuk Savaş sebebiyle, Almanya ile Berlin'in bölünmesinden sonra Kreuzberg, ABD askeri işgali altına girerek Berlin Duvarı'nın inşasından sonra Doğu Berlin olarak müttefik toprağı olmuştur. Berlin Duvarı’nın Kreuzberg’e yakın olmasından dolayı buradan uzak durmuşlardır.

Kreuzberg Manzarası

Kreuzberg Tarihi : Duvarı Aşmaya Çalışan Sesler

Berlin Duvarı’na 200 metre mesafede bulunan Kreuzberg halkı yalıtılmış bir hayat yaşamaya başlamışlardı. Yerli halk tarafından terkedilen Kreuzberg, oraya göç eden ailelerin çocukları için ayrı bir yere sahipti. Duvarlara yaptıkları grafitiler ile Kreuzberg’e renk katıyorlardı. Yıllar içinde değişen koşullar ve büyüyen çocuklar sayesinde kentin yapısı canlanmaya başlamıştı. Kendilerini duyurmaya çalışan gençler Rap ve Hiphop gibi müzik türlerine yöneldi. Sistemi eleştiren dilleriyle Berlin Duvarı’nı sesleriyle, şarkılarıyla aşmaya çalışıyorlardı. ‘Acun Abi, ben Almanya’dan geliyom beatbox yapıcam' cümlesinin kaynaklandığı ana bölge olarak da Türkiye'de popülerlik kazanmıştır :) 

Berlin Duvarı fiziki olmasının yanı sıra insanlar arasında da görülmez bir duvar örmeye sebep olmuştur. İnsanlar arasında ırkçılık, ayrımcılık, kötü yaşam şartları gibi sorunları beraberinde getirmiştir. Buna daha fazla katlanamayan gençler 1980’lerin sonunda 36 Boys adı altında çete kurmuşlardır. Toplanan Türk ve diğer uyruklardaki gençler çetenin adını Kreuzberg'in posta kodu olan 36’dan ilham almışlardır. Amaçları kendilerini savunmak, ırkçılığa karşı gelmek, sanat ve yaşamı iç içe geçirerek seslerini duyurmaktı. Sanatı şiddete karşı savunan, kendini, kültürünü ve içinden çıktığı koşulları müzikle ifade ederek ses getiren proje olarak yaptıkları grafitiler kentin simgeleri halindedir. Binaların cephelerine yapılan grafitiler nedeniyle Kreuzberg sokakları tam bir ücretsiz açık hava müzesi gibidir. Bu grafitiler, Kreuzberg tarihi konusunda yaşananları özetlemektedir. 

Kreuzberg Merkezi

Kreuzberg Gelişimi

Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra kent değişmeye başlamıştır. Restorasyon çalışmalarına başlayan mahallede oluşan ırkçılık ve protesto gibi gerilimler yavaşlamaya başlamıştır. Bunun yanı sıra mahalleye çok sayıda sanatçı kişiler gelmeye başlamıştır. Bu da mahallenin ilgi odağına dönüşmesine sebep olmuştur. 

Kreuzberg duvarı yıkıldıktan sonra Türkler şehrin merkezinde kalmışlardır. Diğer ülkelerden gelen vatandaşlar iş sözleşmeleri bitince memleketlerine dönmüştür. Fakat Türklerin büyük kısmı burada kalmayı tercih etmişlerdir.

Karma kültürlerle şekillenen mahalle şu an Türk Mahallesi olarak anılmakta. Şehrin girişinde bulunan “Kreuzberg Merkezi” tabelası Türk kültürünün yoğun şekilde hissedildiği otantik yerlerinden biridir. Salı ve Cuma günleri Kottbusser Sokağı'nda, kanal boyu kurulan Türk pazarı turist ve yerli halkın yoğun ilgisini görüyor.

Berlin’in en hareketli yerlerinden biri olsan Kreuzberg, gece kulüpleri, kafeler, restoranlar, alışveriş merkezleri gibi yerleriyle hem gece hem de gündüz güzel vakit geçirmenizi sağlayacak semtlerden biri haline dönüşmüştür.

2001 yılında Berlin mahallerinin yeniden düzenlenmesiyle Kreuzberg mahallesi Friedrichshain mahallesi ile birleşerek Friedrichshain-Kreuzberg olmuştur. Bu durum Kreuzberg tarihi için yeni bir sayfa açmıştır. 

Kreuzberg Tarihi : Yaşamak İçin Mutlaka Görmeniz Gereken Yerler

Eğer yolunuz buraya düşerse geçmiş tarihi yaşamak için gözlerinizi kapatın ve derin bir nefes alın. Sokaklarında gezerken göreceğiniz, her biri aslında bir mesaj olan grafitileri dikkatle inceleyin. Geçmişten bir parça bulacağınıza eminiz. Şehrin birçok yerinde Berlin Duvarı’nın kalıntılarını da görebilirsiniz.

Berlin’in I. ve II. Dünya Savaşı dönemine ait birçok eseri de bu bölgedeki müzelerde sergilenmektedir. Bunlardan biri olan Topographie des Terrors, II. Dünya Savaşı’nın gerçeklerini etkileyici bir şekilde göreceğiniz ve tarihi yakından inceleyebileceğiniz bir müze.

Kreuzberg - Osman Kalın’ın evi

Berlin Duvarı’nın dibine yapılmış olan bir ev ilginizi çeker mi? Cevabınız evetse Berlin Duvarı’nın olduğu dönemde evini tam duvarın dibine yapmış olan Osman Kalın’ın evini görebilirsiniz. Ev şu anda kentin simgesi haline gelmiştir ve o dönemin tarihi dokusunu yansıtmaktadır.

Checkpoint Charlie, bölünmüş olan Berlin’inin doğu-batı geçiş noktasıdır. Bu nedenle, Kreuzberg tarihi yapısını en derin şekilde hissetmek isterseniz bu bölgeyi mutlaka görmelisiniz.

Anhalter Bahnhof tren istasyonu, Kreuzberg tarihi hakkında bilgi sunan diğer kalıntılardan biri. İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'dan kaçan veya Almanya dışına trenle gönderilen insanlardan geriye sadece burası kalmıştır. Tarihi dokusu ve ayrıca yapısıyla sizi Kreuzberg'in tarihi dokusunu hissettirecek bir yapı.

Kreuzberg'in tarihini anlattığımız bu yazımızın sonuna geldik. Umarım beğenmişsinizdir :) Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Bir Cevap Yazın

*E-Posta adresiniz gösterilmez.

Oturum Aç

Şifremi Unuttum

İçeriği Şikayet Et