Nerede Ne Yenir?

Budapeşte'de Lezzet Turu


Horsewashing / Ağustos 14, 2021 / 120 Görüntüleme / 0 Yorum

Orta Avrupa ile Balkanlar arasında bir köprü olan, Avrupa Birliği’nin Baltık ülkeleri ve Rusya’ya açılan kapılarından biri görevine sahip bir ülkenin başkenti: Budapeşte.

Macaristan, bulunduğu lokasyonun da etkisiyle birçok ülkenin vatandaşlarının geçiş noktası. Budapeşte’nin güzelliğini de ekleyince, Avrupa’nın turizm başkentlerinden birine dönüşüyor. Özellikle Avrupa’nın birçok ülkesinin içinden geçerek zenginlik yaratan Tuna nehri de şehri cazibe merkezine dönüştüren bir diğer etken.

Budapeşte-Tuna Nehri

Ve gelelim bu kültür trafiğinin merkezlerinden olan kentin yemek kültürüne… Öncelikle şunu belirteyim, Macarların bir yemek kültürü yok arkadaşlar. Macarlar da tıpkı Finliler gibi ‘yaşamak için yemek yiyen’ bir millet. Macar mutfağı, öyle çok öne çıkan, dünya mutfağında söz sahibi olan bir millet değil. Macar gulaş diye bir yemekleri var, parça eti suda haşlayıp yiyorlar zahmeti görebiliyor musunuz dostlar… Ayrıca şunu da söylemek gerekiyor, ben hayatımda bu kadar şeker tüketen bir millet görmedim. Bakın ben tatlı çok severim, bazen tatlı krizine de girerim, gece yarısı irmik helvası kavururum; ama bu başka bir seviye. Kürtöskalács diye bir tatlı var sokakta satılıyor, daha sokağın başında burnuna zaten yanık şeker kokusu geliyor. Karamelize etmek böyle bir şey değil…

Kürtöskalács

Şimdi diyeceksiniz ki “Bu nasıl ‘Nerede Ne Yenir’ yazısı, tüm paragrafta mutfağı yermişsin.” Çok haklısınız, ancak ilk kısımdaki bu turizm merkezi vurgusunu da bu nedenle yaptım. Budapeşte’de başka milletlerin mutfağına ait mükemmel restoranlar bulabilirsiniz. Şehir turizme dayalı olduğundan ve yerel mutfak yetersiz olduğundan dolayı diğer ülkelerin mutfakları gelişme göstermiş.

İlk olarak, Budapeşte’deyiz ve canımız makarna çekti, merkezdeki büyük Sinagog’un hemen karşısında “Pasta Bella” adlı küçük ve tatlı bir restorana gitmenizi şiddetle öneririm. Bu restoranı keşfetmem tamamen tesadüf oldu, ancak buna fazlasıyla değdi. Eğer küçük, 3-5 masalı, hafif bir müziğin arkada çaldığı, kaliteli şarap eşliğinde yemek yemek ve bu yemekten maksimum haz almak istiyorsanız bu yer tam sizlik. Asla ama asla makarna diyip geçmeyin. Makarna yapmak aslında çok zahmetli ve fazlaca ince kuralı olan bir iştir. Burada yediğiniz makarna hem sosları hem de malzemelerin tazeliği sebebiyle herkesi mest edebilir. Özellikle Sicilya Usulü Penne’yi öneriyorum. Sınırsız parmesan peyniriyle yenmesini de tavsiye ederim. 

Pasta Bella

Sıradaki önerim bir hamburgerci. Hamburger her yerde güzel yapılabilen, hatta yer yer McDonalds’la bile tatmin olunabilen bir yemek. Macaristan’ın en ünlü caddelerinden olan Kiraly Utca’daki Zing Burger’a ilk gittiğimde ben de böyle düşündüm. Ancak yedikten sonra bu hamburgerin özel olduğunu çok iyi anladım. Zing Burger’ın sırrı kesinlikle ekmeği. Harika bir ekmek, yumuşacık, yağ içinde olmayan ama diri de kalmamış, klas bir ekmek. Ben acı sevdiğim için Meksika stili alırdım ama siz dilediğiniz tarzı seçebilirsiniz. Memnun kalacağınızdan eminim. Cüzi bir miktar farkla angus eti tercih ederseniz yemekten alacağınız keyfi doruklara çıkarırsınız.

Zing Burger

Şimdi sizi kapısında 1 saat sıra bekleyeceğiniz ama asla pişman olmayacağınız bir kahvaltıcıya götürüyorum: STIKA. Arkadaşım buraya beni ilk götürdüğünde aşırı dünden kalma bir haldeydim, Asla beklemeye tahammülüm yoktu ama arkadaşımı kıramamıştım, değmiş. Hayatımda yediğim en iyi poşe yumurtaydı. Domuz bacon ya da Alman sosisiyle servis edildiğinde duyduğum haz anlatılmaz yaşanır…

STIKA

Budapeşte’de tabii ki birçok Türk lokantası var. En ünlüleri Titiz ve Saray. İkisi de self servis. Ben ikisine de gitmenizi önermem. Ancak canınız orada Türk mutfağı çekti diyelim, size iki yer önereceğim: Dobrumba ve Hachapuri.

Hachapuri

Dobrumba’ya bir kez gittim, hatırladığım kadarıyla Mısırlı bir şefin yeri. Zaten tüm menü Ortadoğu ve Türk mutfağı ağırlıklı. Budapeşte’de kuzu eti pek bulamazsınız ancak en iyi kebap da kuzudan olur. İşte buranın farkı da bu. 

Hachapuri ise bir Gürcü restoranı. Çalışanların çoğu da Gürcü. Menüye baktığınızda tüm mutfağın Karadeniz mutfağı olduğunu, hatta sadece Türkçenizle hangi yemeğin ne olduğunu bilebilirsiniz :) Bu restoran Budapeşte’nin en şık restoranlarından biridir aynı zamanda. Hatta burada da Adana kebap bulabilirsiniz. Hatırladığım kadarıyla menüdeki en pahalı yemekti, 5 bin forint (2017’de 55-60 lira) civarıydı. Tabii ki güzeldi ama Türkiye’de iyi Adana yiyenler oraya diğer yemekler için gitse daha mutlu olurlar. Onlarca ara sıcak çeşidi var.

Bir Cevap Yazın

*E-Posta adresiniz gösterilmez.

Oturum Aç

Şifremi Unuttum

İçeriği Şikayet Et